CİLDİMİZ

biolinkmedikal.com

Deri; epidermis, dermis ve deri altı dokusu olmak üzere üç ayrı katmandan oluşmaktadır. Derinin en dış kısmını oluşturan ekstraselüler matriks, fibroblastları ve kollajen ve elastin gibi proteinleri içermektedir. Matriksin yıkımı doğrudan cilt yaşlanmasına bağlıdır ve cilt yaşlanmasında rol oynayan kollajenaz, elastaz ve hyaluronidaz gibi bazı enzimlerin aktivitesindeki artışla ilişkilidir. Cilt temel olarak iki hayati fonksiyona hizmet etmektedir. Bunlardan ilki bir engel görevi görerek vücuda fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik izinsiz girişleri engellemek ve su kaybını önlemektir. İkincisi ise ter bezleri yoluyla vücut ısısını kontrole olanak sağlamaktır. Bu hayati fonksiyonlara ek olarak, dokunma hissine aracılık etmekte, hormon üretimi ve sosyal iletişimde rol oynamaktadır. Yaşlanma ile cildin bu işlevlerin her biri olumsuz etkilenmektedir. Cildimiz, vücudumuzda bulunan diğer organlara benzer şekilde zaman geçtikçe ve bununla ilişkili hormonal ve beslenme farklılıklarıyla ciddi değişikliklere uğramaktadır. Bunun yanında diğer birçok organın aksine, cilt aynı zamanda çevreye, özellikle güneşten gelen UV ışınlarına maruz kalmaktan doğrudan etkilenmektedir. Bu etkiler temel alınarak cilt yaşlanması; zamana bağlı iç etkenlere bağlı yaşlanma (kronolojik yaşlanma) ve başta güneş maruziyeti olmak üzere, sigara ve aşırı alkol kullanımı, yetersiz beslenme gibi olumsuz çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen dış etkenlere bağlı yaşlanma olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşmektedir. Deride görülen değişikliklerin % 90’ından fazlası kronik güneş hasarının yol açtığı çevresel etkilere bağlıdır. Bu nedenle dış yaşlanmanın aynı zamanda fotoyaşlanma olarak anılmaktadır. Zamanın geçişi ve çevrenin zararlı yönlerine maruz kalmak, cildin hem epidermal hem de dermal bölümlerini değiştirmektedir. Fiziki ve hücresel açıdan incelendiğinde fotoyaşlanma ve kronolojik yaşlanma arasında çeşitli farklar görülmektedir. Klinik olarak, kronolojik olarak yaşlanmış cilt ince, kuru ve buruşuk görünmektedir. Fotoyaşlanmış cilt ise gevşek ve kaba kırışıklı olup, yüzeysel kılcal damarlar ve kahverengi lekelerle düzensiz lekelenmeler göstermektedir. Cilt yaşlanması hem kadın hem de erkekler için modern zamanların önemli sorunları arasında yer almaktadır. Yaşlanma yapısal ve moleküler bozulma ile beraber derinin fonksiyon ve görüntüsünü etkileyen yavaş ve ilerleyiş seyreden karmaşık bir süreçtir. Bu süreç çeşitli iç etkenler ve dış etkenler ile şekillenmektedir. Temel olarak cilt yaşlanması; zamana bağlı olarak gelişen kronolojik yaşlanma (iç yaşlanma) ve başta güneşin zararlı ışınlarına maruziyet olmak üzere, sigara ve aşırı alkol kullanımı, yetersiz beslenme gibi olumsuz çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen fotoyaşlanmış cilt (dış yaşlanma) olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşmektedir. Deride görülen değişikliklerin % 90’ından fazlası kronik güneş hasarının yol açtığı çevresel etkilere bağlıdır. Bu nedenle dış yaşlanma aynı zamanda fotoyaşlanma (güneş ışınlarına bağlı yaşlanma) olarak anılmaktadır. Yaşlanmanın önemli nedenlerinden olan Matriks metalloproteinazlar (MMP'ler) ise hücreler arasındaki sıvıda bulunan kollajen ve diğer proteinlerin parçalanmasından sorumlu ana enzim grubudur. Kollajen, bağ dokusunun temel yapısal bileşenidir ve bozulması yaşlı görünmenin temel nedenlerindendir. MMP ailesi kolajenazlar, jelatinazlar, stromelisinler, matrilisinler, membran tipi MMP'ler ve diğer sınıflandırılmamış MMP'ler olmak üzere altı gruba ayrılmaktadır. Cilt yaşlanması günümüzde hem erkek hem de kadınları etkileyen önemli bir sorun olarak görülmektedir. Son dönem araştırmalarında, yaşlanma artık sadece hücreye özgü olan ve esas olarak genlerdeki dengesizlik, telomer kısalması, genetik değişiklikler ve protein dengesinin neden olduğu bir bozulma süreci olarak ele alınmamaktadır, mevcut araştırmalar hücre içi doku ve organizma seviyelerinde meydana gelen değişiklikleri ve etkileri de dikkate almaktadır. Olumsuz çevre koşullarına maruz kalan cilt zamanla genç ve sağlıklı görünümünü koruyamamaktadır. GENOXCIDE Nano-Teknoloji Ozon ile Dermokozmetik alanında yapılan son arge çalışmalarında, mevcut görünümü düzeltmenin yanı sıra yaşlanmanın altında yatan etmenlere karşı savaşabilecek ürünler tasarlanmaktadır.